05 Kasım 2026
  • İçel23°C

TEMA’DAN COP31 ÇAĞRISI: SÖZ BİTTİ, EYLEM ZAMANI

Artık söz değil, somut adım atma zamanı

TEMA’DAN COP31 ÇAĞRISI: SÖZ BİTTİ, EYLEM ZAMANI

05 Kasım 2026 Perşembe 13:40

TEMA VAKFI’NDAN COP31 ÖNCESİ KRİTİK UYARI: “ARTIK SÖZ DEĞİL, SOMUT ADIM ZAMANI!”

Antalya’da gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) öncesinde TEMA Vakfı’ndan önemli bir çağrı geldi. Son 30 yılda atmosferdeki karbondioksit yoğunluğunun yaklaşık yüzde 18 arttığına dikkat çeken TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, “COP31, yeni vaatlerin değil, somut adımların zirvesi olmalı” dedi.

Antalya'da düzenlenecek COP31 öncesinde iklim kriziyle mücadelede bugüne kadar atılan adımları değerlendiren TEMA Vakfı, uluslararası iklim müzakerelerinde verilen sözlerle uygulamalar arasındaki büyük uçuruma dikkat çekti.

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Konferansı'nın (COP) 30 yılı aşkın geçmişini değerlendiren Vakıf, Kyoto Protokolü ve Paris Anlaşması gibi uluslararası girişimlere rağmen sera gazı birikiminin artmaya devam ettiğini, iklim finansmanının ise ihtiyaçları karşılamaktan uzak kaldığını vurguladı.

30 YILDA KARBONDİOKSİT YOĞUNLUĞU YÜZDE 18 ARTTI

TEMA Vakfı tarafından paylaşılan verilere göre, ilk COP toplantısının gerçekleştirildiği 1995 yılında atmosferdeki karbondioksit yoğunluğu 360,82 ppm seviyesindeyken, bu değer 2025 yılında 427,35 ppm'e yükseldi.

Yaklaşık yüzde 18'lik bu artış, iklim krizine karşı yürütülen uluslararası müzakerelerin bugüne kadar beklenen sonuçları sağlayamadığını ortaya koydu.

TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, söz konusu tablonun iklim politikalarındaki yetersizliğin açık bir göstergesi olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Otuz yıldır iklim müzakereleri yürütülüyor, hedefler açıklanıyor, anlaşmalar imzalanıyor. Ancak atmosferdeki karbondioksit miktarı artmaya devam ediyor. Bu tablo, iklim kriziyle mücadelede ne kadar yetersiz kalındığını açıkça gösteriyor.”

Ataç, iklim adaletinin ancak ülkelerin kendi sorumluluklarını üstlenmesiyle sağlanabileceğini belirterek COP31'in yeni vaatlerden çok, adil ve gerçekçi bir dönüşümün uygulanmasına odaklanması gerektiğini söyledi.

FOSİL YAKITLARDAN ÇIKIŞ İÇİN BAĞLAYICI KARAR ÇAĞRISI

TEMA Vakfı, iklim krizinin başlıca nedenlerinden biri olan fosil yakıtların kullanımına son verilmesi konusunda uluslararası toplumun yeterli ilerlemeyi sağlayamadığını belirtti.

2021 yılında Glasgow'da düzenlenen COP26'da kömür kullanımının “aşamalı olarak terk edilmesi” ifadesinin “aşamalı olarak azaltılması” şeklinde değiştirildiğini hatırlatan Vakıf, 2025 yılında Brezilya'nın Belém kentinde gerçekleştirilen COP30'da da 80'den fazla ülkenin desteklediği Fosil Yakıtlardan Çıkış Yol Haritası'nın nihai anlaşma metnine alınmadığını bildirdi.

TEMA Vakfı, Antalya'daki COP31'de fosil yakıtlardan adil çıkışı sağlayacak, belirli bir takvime dayanan ve ülkeler açısından bağlayıcılığı bulunan bir yol haritasının kabul edilmesini istedi.

İKLİM FİNANSMANINDA VERİLEN SÖZLER TUTULMADI

İklim krizinden en fazla etkilenen ülkelerin ekonomik kayıplarının karşılanması konusunda da ciddi eksiklikler bulunduğuna dikkat çekildi.

COP28'de işler hale getirilen Kayıp ve Zarar Fonu'na taahhüt edilen toplam kaynağın yaklaşık 822 milyon dolar seviyesinde kaldığını belirten Vakıf, iklim kaynaklı yıllık zararların yüz milyarlarca doları bulduğu bir dönemde bu tutarın son derece yetersiz olduğunu vurguladı.

Ayrıca 2009 yılında gelişmiş ülkeler tarafından verilen yıllık 100 milyar dolarlık iklim finansmanı taahhüdüne ancak 2022 yılında ulaşılabildiği hatırlatıldı.

Sağlanan finansmanın yüzde 69'unun hibe yerine kredi şeklinde sunulmasının, iklim krizine en az katkıda bulunan ülkeleri yeni borç yükleriyle karşı karşıya bıraktığı ifade edildi.

ORMANLAR KORUNMALI, EMİSYONLAR AZALTILMALI

TEMA Vakfı, iklim mücadelesinde ormanların yalnızca karbon tutma kapasiteleri üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini de vurguladı.

Ormanların biyolojik çeşitlilikleri ve ekosistem bütünlükleriyle birlikte korunmasının önemine dikkat çekilerek ormansızlaşmanın durdurulması hedefinin uluslararası müzakerelerin temel gündem maddelerinden biri olması istendi.

Açıklamada, mevcut iklim politikalarının küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlandırma hedefiyle uyumlu olmadığı belirtilirken, Türkiye'nin Ulusal Katkı Beyanı'nın da emisyonları bugünden itibaren azaltmak yerine önce artırıp daha sonra düşürmeyi öngördüğü ifade edildi.

Karbon kredisi satın almanın ise sera gazı salımlarını doğrudan kaynağında azaltmanın alternatifi olamayacağına dikkat çekildi.

“COP31, VERİLEN SÖZLERİN HAYATA GEÇİRİLDİĞİ ZİRVE OLMALI”

TEMA Vakfı, Antalya'da yapılacak COP31'in başarısının yalnızca açıklanacak yeni hedeflerle değil, alınan kararların uygulanabilirliği ve denetlenebilirliğiyle ölçülmesi gerektiğini bildirdi.

Vakıf, zirvede fosil yakıtlardan adil çıkışın takvime bağlanması, iklim krizinin yol açtığı kayıp ve zararların yeni borç oluşturmayan hibelerle karşılanması, ormansızlaşmanın durdurulması ve emisyon azaltım hedeflerinin 1,5 derece hedefiyle uyumlu hale getirilmesi için somut kararlar alınması çağrısında bulundu.

TEMA Vakfı'nın mesajı ise net: Otuz yılı aşkın süredir devam eden iklim müzakerelerinde artık yeni sözler vermek değil, verilen sözleri yerine getirmek gerekiyor. Antalya'da gerçekleştirilecek COP31, bu açıdan uluslararası toplum için önemli bir sınav olacak.

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.